Fındık Ağacı Bodur Çeşitleri Ev Bahçesi İçin
Fındık ağacı deyince aklıma yıllarca dedemin bahçesindeki, üç metreyi aşan, gövdesinden sürekli yeni dallar veren o kocaman ocaklar geliyordu. Bu yüzden balkonumda fındık yetiştirme fikrini uzun süre "olmaz" diye kenara attım. Sonra bir kış, budama makasıyla oturup düşününce fark ettim: fındık aslında bir ağaç değil, çalı. Ve çalıları boyutlandırmak, elma ağacını bodurlaştırmaktan çok daha kolay. Şimdi 50 litrelik bir saksıda, boyu bir buçuk metreyi geçmeyen iki fındığım var ve geçen sonbahar ilk kez avuç dolusu hasat aldım. Anlatacaklarım o iki saksının bana öğrettikleri.
"Bodur fındık" derken neyi kastediyoruz?
Önce bir yanlış anlaşılmayı düzeltmem gerekiyor: elmada, armutta olduğu gibi hazır bodur anaç sistemi fındıkta yaygın değil. Yani fidancıya gidip "bodur fındık" dediğinizde çoğu zaman size ya doğal olarak kompakt kalan bir çeşit ya da süs amaçlı bir tür verilir. Boyu asıl belirleyen üç şey var:
- Çeşidin doğal büyüme alışkanlığı: Bazı çeşitler yayvan ve seyrek, bazıları dik ve sık dallanır. Dik olanlar dar alanda daha kullanışlıdır.
- Kök hacmi: Saksı sınırı, bitkinin üst gelişimini kendiliğinden frenler. Bu bir kusur değil, bizim en güçlü aracımız.
- Budama disiplini: Fındık dipten sürgün verme konusunda inatçıdır. Yılda iki kez müdahale ederseniz çalıyı istediğiniz boyda tutabilirsiniz.
Süs amaçlı türlerden Corylus avellana 'Contorta' (burma fındık) kıvrık dallarıyla çok gösterişlidir ama meyve verimi düşüktür; ben meyve için önermem. Mor yapraklı fındıklar ise hem gösterişli hem de meyve verir, üstelik pek çok bahçe fındığından daha kontrollü kalır. Yerli çeşitlerde Tombul, Palaz, Çakıldak, Sivri gibi isimleri duyacaksınız. Bunlar boy olarak bodur sayılmaz ama saksıda ve düzenli budamayla evcilleştirilebilir. Ben Palaz ve Tombul ile çalıştım; Palaz'ın dalları daha dikine gittiği için dar balkonda daha az yerimi çaldı.
Tozlaşma: iki fidan almanız gerektiğinin sebebi
Bu, ilk yıl benim gözden kaçırdığım ve bir sezonumu boşa harcayan detay. Fındık rüzgârla tozlaşır ve çoğu çeşit kendi kendini dölleyemez. Tek fidanla bol bol çiçek görürsünüz, hiç fındık görmezsiniz. En az iki farklı çeşidi yan yana koymanız, ayrıca çiçeklenme zamanlarının çakışması gerekiyor. Fidancıya "bu çeşidin tozlayıcısı hangisi" diye sormaktan çekinmeyin; ciddi satıcılar bunu bilir.
Saksı, toprak ve yerleştirme
Fındığın kökü yayvan ve yüzeye yakındır. Yani derin değil, geniş kap ister. Benim tercihim en az 40 litrelik, ağzı geniş plastik veya jüt kaplar oldu; ilk yıl 20 litre yeter ama üçüncü yıla kadar büyütmeyi planlayın.
- Drenaj delikleri bol ve büyük olsun; fındık su birikmesini hiç sevmez.
- Harç olarak bahçe toprağı, olgun kompost ve perlit/iri kum karışımı kullanıyorum. Saksı bitkileri için doğru toprak seçimini anlattığımız mantık burada da aynen geçerli: hava boşluğu olmayan ağır toprak, kökü boğar.
- Üstüne 3-4 cm kalınlığında malç (yaprak, kabuk parçası) serin. Fındık orman altı bitkisidir, kökünün üstünün örtülü olmasını sever.
- Günde en az 5-6 saat güneş isteyen bir bitki; ama öğle güneşi çok yakan cephelerde hafif gölge bile tolere eder.
Sulama, gübre ve budama ritmi
Saksıda fındığın en hassas noktası sulama. Kökü yüzeyde olduğu için hızlı kurur, ama gölde de durmak istemez. Ben parmağımı 3-4 cm daldırıp nem kontrolü yapıyorum; yaz aylarında bu neredeyse her gün, ilkbaharda iki günde bir demek oluyor. Mevsime göre sulama planını bir kez oturtunca gerisi alışkanlığa dönüşüyor.
Gübrede aşırıya kaçmayın. İlkbahar başında bir kürek olgun kompost, çiçeklenmeden sonra bir kez daha organik takviye bana yetiyor. Fazla azot, meyve yerine yaprak veriyor; bunu birinci yıl acı bir şekilde öğrendim, kocaman yapraklı ama meyvesiz bir çalıyla kaldım.
Budama takvimim çok basit:
- Kış sonu (yapraksızken): Kuru, çapraz gelen ve içe dönen dalları kesiyorum. Merkezi açık tutuyorum ki hava dolaşsın.
- Dipten çıkan sürgünler: Yılın herhangi bir zamanı, gördüğüm yerde koparıyorum. Bunları bırakırsanız bitki tek çalı olmaktan çıkıp ocak olur ve saksıyı çatlatır.
- Yaz ortası: Sadece boy kontrolü. Uzayan sürgünlerin uçlarını alıyorum, bu yandan dallanmayı da teşvik ediyor.
Beklentiyi doğru kurmak
Dürüst olayım: saksıdaki fındıktan çuvalla